18 Temmuz 2014 Cuma

susup yaşamaya çalışıyorum aslında
ama çalışmaktan öteye geçemedim
hatta öyle tembelim ki
artık onu da yapmak gelmiyor içimden
neden böyle oldum
dünya yansa umrumda değil sanki
ya da arada bir gizli zincirler vuruyor beni
ne yana atsam elimi
karanlık
bakışlarım çoktan ferini yitirmiş gibi
arada gülümsüyorum
acınacak halime
kurtaramıyorum kendimi
şu hal beni öldürüyor
sonra bi bakıyorum
yok yok hala hayatdayım
yoksa yaşarken ölüyormuyum
bir an kalbim duruyor ve yeniden çalışıyormu acaba
zaman akmıyor mu yoksa arada bir
hissedemeden gidiyor oysa
koca bir yalnızlık var boğazımda
düğüm düğüm işte
yani öyle derler ya
inanmayı çoktan bıraktım
sımsıkı sarılmayıda
kendime elbette
hayal kırıklığı önce insanın kendinde başlar mış
doğru
ben sanırım kendi yükümde eziliyorum
bunca zaman geçti
yok hiç umut
benden adam olmaz
ıssız bi beyinde çanlar çalıyor arada
elime alıp koşuyorum tüm bahçeyi
hadi ders bitti evlere dağılın diye
insanın bir sürü kapısı varken
hiçbirini çalamaması ne büyük bir yalnızlık
sen bile kendini anlayamıyorken
o kapılardakiler nasıl anlasın
yağmur yağsa keşke ruhumuzun üstüne
arada çıksa bedenimizden ve ıslansa biraz
akıtsa tüm kirlerini
arındırsa tozdan çerden çöpten
bazen kaldııyorum kafamı gökyüzüne
sonra nefesim kesiliyor
herşey bildiğimiz gibi kalsa keşke
yada eskiye sıkılınca dönebilsek
o kapı açılsa 10 yılda bir de olsa görsek demişti annem
çaresizlik bu olsa gerek
insan bazen umutlarının altında da ezilebilir...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder