Bu kadar aci ile yaşamayi nasil başariyor bu insanlar...
Benim nefesim kesilirken bazen...
21 Ağustos 2014 Perşembe
19 Ağustos 2014 Salı
Kalbimdeki kiriklari kime anlatayim bilmiyorum
Anlatsam neyi değiştirecek onu da bilmiyorum
Arşinladiğim yollari saysam
Bir ömrü geçer
Hayati sindirememek yaninda eşantiyon
Tiklatmaya çalişiyorum aslinda kapilari
Ama yeteri kadar güçlü değilim sanirim
Kimse çikip kim o demiyor
insan kendine bile yalniz olur mu
En kalabalik olmam gereken zamanda hep birdim
En mutlu olmam gereken zamanda yarim tebessüm
Bilmiyorum bu nankörlüğün bedeli nedir
Nasil ödeyeceğim bunu
Yeteri kadar dolumu ki ceplerim
Ellerim boşlukda sallaniyor bu aralar
Gözlerimse takildi bir yildiza...avare
Dolanip duruyor yüreğim gökyüzünde
Biçare...
Anlatsam neyi değiştirecek onu da bilmiyorum
Arşinladiğim yollari saysam
Bir ömrü geçer
Hayati sindirememek yaninda eşantiyon
Tiklatmaya çalişiyorum aslinda kapilari
Ama yeteri kadar güçlü değilim sanirim
Kimse çikip kim o demiyor
insan kendine bile yalniz olur mu
En kalabalik olmam gereken zamanda hep birdim
En mutlu olmam gereken zamanda yarim tebessüm
Bilmiyorum bu nankörlüğün bedeli nedir
Nasil ödeyeceğim bunu
Yeteri kadar dolumu ki ceplerim
Ellerim boşlukda sallaniyor bu aralar
Gözlerimse takildi bir yildiza...avare
Dolanip duruyor yüreğim gökyüzünde
Biçare...
18 Ağustos 2014 Pazartesi
Kul yetiş demeden Hızır yetişmezmiş diyorlar
ne yalan halbuki
bizi bizden daha seven O varlık herşeyimizi biliyor
herşeyimizi görüyorken
çaresizliğimizi bilip, duyup
cevap vermek için aracı tutuyorken
ne istediğini bilmeyen nefislere
yol gösterip imdat ediyorken
neden ondan kaçarcasına sağa sola savruluşumuz
ellerimizi açtığımızı sanıyoruz
arada bir
yemek yerken de arada bir mi yiyoruz
yada ruhumuzun gıdasının eksikliğini neden sonradan farkediyoruz
ruhumuzun yangınını neden göremiyoruz bilmiyorum
bu kadar güçlü ve önemli bir görev verilmişken
neden herşey zevk ve sefa için sadece
Elbette Ömer Hayyam da olmak lazım arada bir
ama ya Mevlana
ya Eyüp as.
boğazımıza kadar kibire batmışken
hoşgörüyü neden bu kadar gerilere bıraktık
neden alnımız yere eğilmeyecek kadar ukala
güvendiğimiz şey ne
şu an bir pıhtı ile ellerimizden kayıp gitse geleceğimiz
vereceğimiz hesap çok büyük
kul olamadığımız için değil
onun öncesinde
insan olamadığımız için...
ne yalan halbuki
bizi bizden daha seven O varlık herşeyimizi biliyor
herşeyimizi görüyorken
çaresizliğimizi bilip, duyup
cevap vermek için aracı tutuyorken
ne istediğini bilmeyen nefislere
yol gösterip imdat ediyorken
neden ondan kaçarcasına sağa sola savruluşumuz
ellerimizi açtığımızı sanıyoruz
arada bir
yemek yerken de arada bir mi yiyoruz
yada ruhumuzun gıdasının eksikliğini neden sonradan farkediyoruz
ruhumuzun yangınını neden göremiyoruz bilmiyorum
bu kadar güçlü ve önemli bir görev verilmişken
neden herşey zevk ve sefa için sadece
Elbette Ömer Hayyam da olmak lazım arada bir
ama ya Mevlana
ya Eyüp as.
boğazımıza kadar kibire batmışken
hoşgörüyü neden bu kadar gerilere bıraktık
neden alnımız yere eğilmeyecek kadar ukala
güvendiğimiz şey ne
şu an bir pıhtı ile ellerimizden kayıp gitse geleceğimiz
vereceğimiz hesap çok büyük
kul olamadığımız için değil
onun öncesinde
insan olamadığımız için...
10 Ağustos 2014 Pazar
kendi karanlığımızı görmüyoruz diy mi hiç bir zaman
kendi kararsızlığımız da ki koyu rengi
içimizdeki derin boşluktan da haberimiz yok Allah bilir
sevgisizliğimiz deki acizliğimizden de
gece fırlatılan havayi fişekler gibi çaresizliğimiz
mahkum ve sessiz
ellerimizi gökyüzüne kaldırmayalı uzun zaman oldu
yıldızlarla doldurmayalı da
açıkta kaldı hepsi
oysa ne sıcakdı eskiden
ne umut dolu
şimdi ne yana baksan
aff
yaşlı hissetmek ne korkunç
emin olmamak da öyle
gözlerini kapamak sonsuzluğa
sabırla beklemek...
kendi kararsızlığımız da ki koyu rengi
içimizdeki derin boşluktan da haberimiz yok Allah bilir
sevgisizliğimiz deki acizliğimizden de
gece fırlatılan havayi fişekler gibi çaresizliğimiz
mahkum ve sessiz
ellerimizi gökyüzüne kaldırmayalı uzun zaman oldu
yıldızlarla doldurmayalı da
açıkta kaldı hepsi
oysa ne sıcakdı eskiden
ne umut dolu
şimdi ne yana baksan
aff
yaşlı hissetmek ne korkunç
emin olmamak da öyle
gözlerini kapamak sonsuzluğa
sabırla beklemek...
5 Ağustos 2014 Salı
benim tuzum kuruymuş, evet
kimseye bişey anlatmıyorum diye mi
sessizlik neden bu kadar uzak insanlara
arada bir sussalar duyacaklar kendi seslerini
gidin ne olur diyorum
arada bir izin verin
bana , kendinize, hayata
çığlıklarım var oysaki duymak isteyene
gökyüzüne gönderdiğim balonlarım var
bilmiyorlar
tuzum kuru evet
çünkü sizin değer verdiğiniz şeye değer vermiyorum
başka yoksunluklarım var benim
senin anlayamayacağın boşluklar
ve senin anlayamayacağın fazlalıklar
oluruna bırakmama neden izniniz yok bu kadar
izin verin yaşam hakkımı kullanıp nefes alayım
yoksa tuzum kuru diye buna damı izniniz yok
tamam madem bu kadar dertlisiniz
alın elinize bir kova
ıslatın sahip olduğum tüm tuzları
sonrada yol verin gideyim
tuzlarımı kurutmaya...
kimseye bişey anlatmıyorum diye mi
sessizlik neden bu kadar uzak insanlara
arada bir sussalar duyacaklar kendi seslerini
gidin ne olur diyorum
arada bir izin verin
bana , kendinize, hayata
çığlıklarım var oysaki duymak isteyene
gökyüzüne gönderdiğim balonlarım var
bilmiyorlar
tuzum kuru evet
çünkü sizin değer verdiğiniz şeye değer vermiyorum
başka yoksunluklarım var benim
senin anlayamayacağın boşluklar
ve senin anlayamayacağın fazlalıklar
oluruna bırakmama neden izniniz yok bu kadar
izin verin yaşam hakkımı kullanıp nefes alayım
yoksa tuzum kuru diye buna damı izniniz yok
tamam madem bu kadar dertlisiniz
alın elinize bir kova
ıslatın sahip olduğum tüm tuzları
sonrada yol verin gideyim
tuzlarımı kurutmaya...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)