merdiven dayıyorum birbir duvarıma
yükseğe hep daha yükseğe
gidiyorum gerimde koca bir boşluk
keşke pişmanlıklarımı da bırakabilsem
alsa biri sırtımdan onları
hep birilerine ihtiyaç duyuyorum farkındayım
ama gücüm yok ama umudum yok
ama en önemlisi beni ileriye götürecek hayallerim yok
böyle kupkuru susuz bir ağaç gibiyim
çölün ortasında kalmış
çaresiz
yorgun
aciz
daha ne denir ki bu zamanın üstüne
herşey zamanı iyi geçirmek değilki
acılarımada şükür
çok özlüyorum hala seni baba
çok özlüyorum
kokunu,sesini
çatık kaşlarını
yün hırkanı
cebinden çıkardığın mendilini
yanından hiç ayırmadığın çakını ve tespihini
tespih bir tek sana yakışıyordu sanki
bir tek senin parmaklarına yakışıyordu
içinden söylediğin her ne ise ona eşlik etmen parmaklarınla
en zoru da senden geriye kalanları toparlama
insan hiçbirini vermek istemiyor
çok şükür seni bana nasip edene
çok şükür tattırdığın duygulara
bilmiyorumki sen bizi kime emanet ettin şimdi
tıklatacağım kapıyı elbette biliyorum
ama sen kime emanet ettin
hayatın lezzeti kalmadı ki
keşke birlikte gitseydik
depresyondaymışım öyle diyorlar
ne uzun kaldım yine
oda olmasa kime gidicem demekki
hep kendi kendime
hep yalnız....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder