öyle güzel esiyor ki rüzgar
içimde kuytu köşelere kaçma hissi
fısıltılar içimde
yaprak ezan yıldızlar
umutlarımı koyacak yer bulamıyorum artık
yerlerine yeni şeyler koymuştum
ses beni çağırıyor gökyüzüne
en son ne zaman baktım hatırlamıyorum
arada bir geliyor rüzgar
asla götürse beni
artık ne dileyeceğimi bilmiyorum
harfleri unutuyorum bir bir
şimdi bahar geldi ya
içimde açan çiçekler kayboldu
dudağımda buse olmalıydı oysaki
başımda papatya tacı
kalbim hep turuncu mevsimde
ellerim gökyüzüne dönük
oysa başım yerde
Ya Rab diyorum
düğümleniyor dünyam
Ya Rab diyorum
içimin karanlığı yıkanıyor
ellerimden tutsan yeniden
yeniden anlam katsan hayatıma
özlemler boynumuzun borcu tamam
amenna ve sadakna
ama
ya kalbimdeki bu sızı
bu sızıyı anlayan bir şahsiyet
bu kadar mı günahkardım gerçekten
yoksa hamurum acılarla mı yoğruldu
senden gelen elbet kabulum
ama kimse anlamıyor
kabuğuna sığamıyorum ki bedenimin
ruhum uçmak istiyor artık
kuşlarla haldaş olmak istiyor
havva olmayı beceremeden
mahlukat olmak istiyor
sadece istiyor işte
zira aciz ve
başka bir şey bilmiyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder