31 Ocak 2014 Cuma

vay be insan fıtratı ne garip
ruh ve bedenın istekleri ne kadar farklı birbirinden
dün bişey isterken bugun onu istememek
dün sımsıkı sarıldığın şeyin bugün yüzüne bile bakmamak
tek değişmeyen
ay güneş ve gökyüzü
bulutlar bile sabit değil
zaman gibi
 ve tabi bizde değişiyoruz elbet
dün telkinler sussun derken
bugün nerdeler diyorum
dün susturduğum kuşlar bugün kanat çırpsın istiyorum
hava buz ruhumuzda öyle
ellerimizde
bakışlarımızda
içimizd kalan kırık sevgilerimizde
nereye dönsem donuyor bakışlarım
sıcak insanlardan lazım şimdi
sımsıcak
sadece bakışları ile ısınabileceğimiz insanlar...

29 Ocak 2014 Çarşamba

tavsıye

hiçbir zaman plan yapma
zira duvara toslarsın

umudunu kaybetme
onsuzda yaşanıyor ancak
onunla sanırım katlanmak daha kolay
umutsuz yaşa boşver
herşey olacağına varıyor

insanları sev
ama abartma
şimdiye kadar onlarsızdın
yine oyle yaşayabılırsin bunu biliyorsun

uykun gelince hemen uyu
kapını ona acki kapıyı çalıp çalıp gitmesin
küserse kötü oluyor

tavana fazla dalma
boğulabilirsin

şu korkuyu içinden at
kolay değil biliyorum
ama bak zaman geçiyor
sende diğerleri gibi mış gibi yapabilirsin

yanındakilerin kıymetini bil
onlarsızda yaşarsın ama
onlarla daha başka
ya onlar sensiz?

dua yı hiçbırakma
sen onu bıraksanda o senı bırakmıyor
neden  onun sıcaklığına bırakmayasın kendını

insanlara fazla guvenme
hiç kimsenin içi seninki gibi değil
bunu kabul et artık

ellerin hep gökyüzüne yakın olsun
başında hep yere

insanların gözlerine bak
ışık varsa yakala
yoksa salla gıtsın
bide onları taşıma sırtında

ve evet arada sırtındakileri yere bırak
bi nefes al
ve yeniden başla
arada yeniden başlayabilmek lazım....





25 Ocak 2014 Cumartesi

telkin

merak etme herşey güzel olacak
endişelenme herşey yoluna girecek
biraz sabret güzel olacak güzel
olacak olacak merak etme
yok öyle düşünme iyi olacak
hiç düşünme bunları bi bakıcaksın herşey yoluna girmiş
insanlara verilen telkin hiç mi değişmez arkadaş
sanki yıllar geçiyor tek değişen çevrendeki telkin veren insanlar
çevren ve yaşadığın zaman
ha bide yaşadığın sıkıntıların çeşitleri
ama cümleler hep aynı
e tabi sürekli duyunca bi anlamıda kalmıyor
bi kulakdan girip fazla oturmadan ötekinden çıkıyor
sussunlar demiyorum dermiyim hiç
ama bitsin artık bu sıkıntılar
bitsin ki artık bu cümleleri duymak zorunda kalmiyim
neyin peşinde koşarsan kaçar o senden
ve neye ulaşmayı bırakırsan geri gelip kapını çalar
sıkıntı olan  ise o şeye artık aynı gözle bakmadığındır
keşke aynı değeri versende sana geri geldiğinde mutlu olsan:)
şimdi neyin anlamı var
neyin peşinde koşuyorum
ne kaçıyor şimdi benden
bilmiyorum
bildiğim tek şey
ben değişiyorum



15 Ocak 2014 Çarşamba

azınlıklıların sevmeye sarılmaya
mutlu olmaya hakları yokmuş gibi davranıyor yeryuzundekiler
oysa onlardan ogrenıyorlar herşeyi
gökyüzüne bakmak sadece onların hakkı gibi


dışarıda yağmur var
yağmurun altında  yalnız bir kedi
kedinin gözlerinde hüzün
hüznün elinde umut


göz kapaklarım düşüyor üstüme

bu kuş masalıdır ne tuhaf
ne kanat var ne rüzgar
ne bulut
ne de lambadaki cin

herşey çift yaratılmış değil mi?
o halde içimdeki bu boşluğun adı ne?
kocaman yalnızlık...

11 Ocak 2014 Cumartesi

ben biliyorum
kuşlar yine geçecek üstümden
gökyüzü yine mavi kalacak
bulutlar yağmur yüklenmeye devam edecek
ama ben hiç birini hissetmeyeceğim
kar yine yağacak buz
kalpler kırılmak için yarışacak
bebekler ağlamak için
bombalar düşmek için
ama ben hiç birini hissetmeyeceğim
ben biliyorum
aşk hergün yeniden doğacak
kimileri inanacak varlığına
kimileri alay edecek
ben yine kabul etmeyeceğim
arılar yine yapmaya devam edecek bal
büyük emri yerine getirecek
 ama ben hiç tadına varamayacağım
sevgi hep var olacak dogru
ama karşılığı olmayınca
getirisi olmayınca
bırakılıp gidilecek
işte bunu biliyorum
fedakarlık mı o ne?
o yok artık
sadece bencillik var
ben artık iflah olmayacak
bu halimle kalacağım
tüm inandıklarımı bir kenara koyup
üstüne danteller sereceğim
eski ben kaybolacak yağmurla birlikte buharlaşacak
işte bunu hissedeceğim
kalbim artık nem kapmış
güneşde yok
olsun
yinede sabredeceğim...



10 Ocak 2014 Cuma

yollar olur..gelinir gidilir
yokuşlar olur çıkılır...inilir
çukurlar olur ..genelde düşülür
düşünceler olur..siyah
zaman olur
yutulur herşey
sindirdiğini sanırsın
kursakda kalmıştır
yürürken apansız kulağa bir tını takılır
bir melodi duyarsın inceden
sonra kesilir
kovaladığın tek şey hayat boyunca
o melodiyi yeniden duyma sevdasıdır
ama bunun adı farklı
bunun adı mutsuzluk değil
mutsuzluk olsaydı katlanırdı ınsan
bu daha çok değirmen altında ezilen buğday gibi
çaresiz aciz
hiç bitmeyen kalp sıkışmaları
savaşın ortasındaki yalnız savaşçı
mutluluk olmasada olur Akasya
fedakarlık insan üstü gibi
yalnızlık içimi ısıtıyor artık
ne tuhaf eskiden dondururken
şehir çok yakınımda
ellerim onun elinde
ışığım onun kalbinde
gözlerimi kapatıyorum sımsıkı
göz kapaklarım üstüme düşüyor
nasıl başarıyor kalabalıklar
nasıl koşabiliyorlar bukadar hızlı